Yüz ve vücudun ihtiyaç duyulan bölgelerinde dolgu maddesi kullanımında ilk tercih kişinin kendi dokusudur. Bugün için kullanılan yapay dolgu maddelerinde (hyaluronik asid dışında) azda olsa istenmeyen etkiler görülebilmektedir,kendi dokularımız için böyle bir risk söz konusu değildir. Özellikle yağ dokusu içerdiği yoğun kök hücre sayesinde dokuların yenilenmesine de katkı sağlamaktadır.

Kişinin karın, bel, kalça,uyluk içi gibi bölgelerinden alınan yağın enjeksiyonu en çok çökük yanakların doldurulması, alın kırışıklarının giderilmesi, ağız ve burun kenarındaki gülme çizgilerinin doldurulması, gözyaşı çukurunun doldurulmasıı,derideki çökme ve düzensizliklerin giderilmesinde kullanılır.Ayrıca memenin kısmen büyütülmesi,elmacık bölgesinin doldurulması,çene ucunun belirginleştirilmesi ve el üstünde oluşan kırışıklıkların tedavinde de yağ dokusundan faydalanılır.Özellikle popo kaldırma ve büyütme ile bacaktaki eğriliklerin düzeltilmesinde oldukça fazla miktarda kullanılabilmesi de yapay dolgu maddelerine oranla bir üstünlük sağlamaktadır.

Enjeksiyon sonrası yağ dokusunun verildiği alanda bir miktar emilimi  beklenir. Emilim verilen bölgeye göre değişir. Örneğin yanaktaki tutulum dudağa göre daha fazladır. daha fazladır. Bu nedenle bazı hastalarda istenen sonuca ulaşmak için 4-6 ay sonra ikinci seans gerekebilir. Yağ dolgusunun bir diğer avantajı, tamamen kendi dokumuz  olduğu için alerjik reaksiyon olması söz konusu değildir.

Yağ dolguları hacim kazandırmada oldukça iyi sonuçlar versede, enjeksiyon yapılan bölgeye şekil vermede hyaluronic asit dolguları ile  daha iyi sonuç alınır.. Örneğin dudak gibi şekil verme amaçlı dolgu yapılan yerlerde hazır dolguları kullanmak daha iyi sonuç verir.

İşlem lokal anestezi ya da istenirse genel anestezi altında yapılır. Çoğu hasta, işlemden sonra günlük yaşamına dönmektedir. Enjeksiyon yapılan yerde geçici ödem, morluk ve kızarıklıklar görülebilir,bunları makyajla kapatmak mümkündür.