FUE Tekniği ile Saç Ekimi
 
FUE (Foliküler Ünit Ekstraction) yöntemi, bugün için tüm dünyada kullanılan en popüler saç ekim yöntemidir. Diğer saç ekim yöntemlerine göre bir çok avantajı bulunduğundan saç ekimi yaptırmak isteyen kişiler tarafından sıklıkla tercih edilmektedir.
 
FUE tekniği bıçak kullanımı gerektirmediğinden, operasyon sırasında kesi veya dikiş işlemi yapılmaz. Sonrasında yara veya iz oluşturmaz. Operasyon için genellikle lokal anestezi kullanılır. Gerektiğinde ya da hasta arzu ettiğinde sedasyon anestezisi de uygulanabilir.

 
FUE Tekniği ile Saç Ekimi Nasıl Yapılır?

Bu yöntem 0,7-0,8mm çaptaki özel kesi uçları (punchlar) ile mikro motor kullanılarak saç köklerinin (foliküler) tek tek alınması esasına dayanır. İşleme başlamadan önce verici alandaki saçlar yaklaşık 1mm boy olacak şekilde tıraş edilmelidir.

Anestezi uygulandıktan sonra saç kökleri tek tek alınır. Saçlar sıklıkla her iki kulak arasında kalacak şekilde ense bölgesinden alınır, gerektiğinde her iki şakak bölgesinden de faydalanılır. Yeterli sayıda alınan saç kökleri  ekime başlanana kadar özel solüsyonlar içinde saklanarak korunur. Sıklıkla küçük alanlar için 750-1000, orta büyüklükteki alanlar için 1500-2000, yaygın kellik için ise 2000-3500 arasında greft (saç kökü) gerekir. Nakledilen greftler bitkiler gibidir, büyüme kalitesini sağlamak için her greft arası ortalama 2 mm olmalıdır. Sıklaştırma tercihen 2. seansta yapılmalıdır.
 
Alınan saç kökleri, saç ekiminin yapılacağı bölgeye, saç köklerinin büyüklüğü, boyu ve yönlerine uygun şekilde nakledilmelidir. Böylece kişinin saç yapısına uygun, doğal görünümlü sonuçlar elde etmek mümkündür. Uygulama bittiğinde bölge antibiyotik vazelin emdirilmiş örtü ile sarılır ve 24-48 saat süre ile kapatılır.
 
 
FUE Tekniğinin Avantajları
 
FUE yöntemi kesi ve dikiş işlemi gerektirmeyen bir operasyon olduğundan, ameliyat sonrası iyileşme süreci oldukça hızlıdır.
 
Saç köklerinin alındığı alandaki minik delikler 3-4 gün içinde tamamen kapanır. Ense bölgesinden, FUT yönteminde olduğu gibi deri şeridi çıkarılmadığı, saçlı deride gerginlik olmadığı için hastalar ameliyat sonrası dönemi daha rahat ve ağrısız olarak geçirirler.
 
Operasyonun kanama ve his kusuru gibi komplikasyonları daha nadirdir. Bu yöntemin bir avantajı da, FUT yöntemine kıyasla daha fazla sayıda saç kökü (greft) nakledilmesidir.
 
 
Saç Ekiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler
 
Saç ekiminde değerlendirilmesi gereken en önemli bölge, alın çizgisidir. Saç çizgisi, yaş, saç tipi ve kalıtsal özelliklere bağlı olarak değişir. Şakak girintilerini planlarken ön alın çizgisinden 2-3 cm içeri girilmelidir. Orta hatta ise saç dökülmesi ilerledikçe saç çizgisinin 6-7 cm'den , 8-9 cm'e çıkacağı unutulmamalıdır.

Ön saç çizgisi planlanırken düzensiz ve asimetrik bir yapı oluşturulmalı, ön bölgeye saç ekimi yapılırken mikro cerrahi bıçağın 45 derecelik bir açıyla yuva açmasına özellikle dikkat edilmelidir. Böylece foliküler greft öne doğru bir açıyla yerleştirilir, bu da saçın orijinal yönünde büyümesini sağlar.
 
Alın ön bölgesinde saç sınırının doğal görünüm kazanması için greftlerin düzensiz bir sıra halinde ekimine dikkat edilmeli, arka ve tepe bölgelerinde ise kafa derisi daha kalın olduğu için greftlerin yuva içine gömülmemesine itina gösterilmelidir.
 
 
Ameliyat Sonrası İyileşme Süreci

Hasta birkaç gün içinde işine dönebilir. Kirli ve tozlu iş ortamında çalışan kişiler mutlaka ilk hafta içinde şapka ve bere gibi koruyucu aksesuar kullanmalıdır.
 
Ameliyattan sonra 2-3. günde önerilen şampuanlarla ilk saç yıkaması yapılır. İlk yıkama, bir bebek yıkarcasına çok narin olmalıdır. Saçlar doğal halde kurumaya bırakılır. İlk 3 hafta boyunca fön kullanılması, jöle yada saç spreyi önerilmez.
 
İlk 2-3 hafta içerisinde ekim yapılan saç köklerinde kabuklanmalar olur. Bu dönemde yumuşatıcı losyonlar kullanılabilir. 3-4. aydan sonra saçlar uzamaya başlar.

Ekim yapıldıktan sonra, ekilen saçlar 2-3 hafta içinde dökülebilir. Ancak 8-12 hafta içinde saç kökleri yeniden saç üretmeye başlayacak ve bundan sonra dökülmemek üzere ayda yaklaşık 1 cm. uzayacaktır.
 
İlk 4-6 hafta saçlı deride iyileşmeyi geciktirebilecek fizik etkilerden (futbol oynamak gibi) ve güçlü güneş ışınlarından kaçınmakta fayda vardır.
 
 
Saç Ekiminin Üstünlükleri

Saç ekiminde kişinin kendi doğal saçları nakledildiği için ayrıcalıklı bir bakım gerekmez. Saçlar uzadıktan sonra istediğiniz tarzda kestirip tarayabilirsiniz. Ayrıca denize ya da havuza girmek, jöle yada sprey kullanmak bir sorun yaratmaz. Kendi saçınız olduğu için saç renginiz aynıdır.

Saç dökülmesinde kişinin başının üst kısmındaki saçlar dökülmeye meyillidir. Buna karşılık ensenin üst bölgesinde, iki kulak arasındaki alan genetik olarak dökülmeye dirençlidir. Ekilen saçlar, dökülmemeye şifrelenmiş ense bölgesinden nakledildiği için, yeni yerlerinde de bir ömür boyu kalıcı olacaktır.
 
Saç ekim operasyonu öncesi hasta muayenesi nasıl olmalıdır?
Operasyon öncesinde mutlaka kişinin sağlık durumu sorgulanmalı, hemogram, pıhtılaşma testleri, glisemi ve 50 yaş üstünde EKG tetkikleri yaptırılmalıdır. Şeker hastaları ve protrombini % 75'in altında olan hastalara ameliyat önerilmemelidir.
 
Muayenede öncelikle hastanın ameliyat hakkındaki soruları yanıtlanmalı, donör alan (ense bölgesi) da ki saç  yoğunluğu, saçın dökülmüş olduğu alanlarda dermatolojik bir lezyon olup olmadığı değerlendirilmeli ve cerrahi plan belirlenmelidir.
 
Operasyon süresi ne kadardır?
Operasyon saç köklerine ve ekim yapılacak alanın büyüklüğüne göre değişim göstermekte olup, ortalama süresi 5-10 saat arası değişmektedir.
 
Operasyon öncesi hazırlık nasıl olmalıdır?
Seboreik dermatiti olan hastalara ameliyattan 1 hafta önce başlamak üzere yağlı saçlar için uygun bir şampuan kullanılması önerilir.
 
Lokal damar genişletici ilaç kullanan hastalarda, ilaç ameliyat esnasında yoğun kanamalara yol açabileceği için ameliyattan 15 gün önce ilaç kullanımının bırakılması önerilir. Ameliyattan önceki akşam saç antiseptik bir sabunla yıkanmalıdır.
 
Farklı saç tipleri için operasyon ne tür değişiklikler gösterir?
Saç yoğunluğu kişiden kişiye değişir. Hasta ne kadar gençse, saç yoğunluğu o kadar fazladır. İşlem için saç kalınlığı da değerlendirilmelidir; kalın saçlar ince olanlara oranla kelliği daha kolay kapatır, ancak kalın saç gövdesi ameliyat sonrası dönemde daha dikkat çekicidir.
 
İnce saç gövdeleri ise daha az yoğun olmalarına karşın kozmetik yönden daha iyi sonuç verirler. Dalgalı ve kıvırcık saçlar, kel bölgeyi daha iyi kapattığı için sonucu daha iyidir. Renk yönünden de siyah saçlar daha dolgun görüntü vermelerine karşın, ciltle kontrastı fazla olduğundan ekim dikkat çekebilir. Saç ekiminde en iyi kozmetik sonuç sarı ve kahverengi saçlarla alınır.
 
Yine gri saçlar kişiyi daha genç gösterir. Beyaz saçlar ise kozmetik sonucu iyi olmasına karşın, foliküler ünit hazırlanırken kıl aksı iyi görülemediği için greft hazırlamak oldukça zahmetlidir.
 
Saç dökülmesi normal midir?
Saç folikülleri vücudun diğer hücrelerinde olduğu gibi büyüme, dinlenme, yıpranma ve canlılığını kaybetme gibi yaşamsal döngü içerisindedirler. Hem kadın, hem de erkeklerde günlük ortalama 100-150 kadar saç teli bu döngü sonucu yıpranarak dökülür, fakat sağlıklı kişilerde saç foliküllerinden dinlenme periyodu sonrası yeniden saç teli çıkar ve kişinin saç kaybı olmaz.

Bazı kişilerde saçın bu yenilenme periyodunda bozukluk olur işte o zaman önce saçlı deride seyrelme daha sonrada kellik ortaya çıkar.
Saçlar neden dökülür?
Her iki cinste saç dökülme nedenleri oldukça farklılık göstermesine karşın en sık karşılaştığımız nedenleri aşağıdaki gibi sıralayabiliriz
  • Alopecia areata
  • Travmatik alopecia
  • Telojen effluvium
  • Androjenetik kellik

Alopecia areata, saçlı derinin herhangi bir yerinde ve bazen kaş ile sakal bölgesinde yuvarlak ya da oval alanlar halinde saç dökülmesidir. Halk arasında saçkıran olarak değerlendirilir. Nedeni kesin olarak bilinmemekle birlikte, otoimmun olduğu söylenmektedir. Stres, mevcut durumun şiddetlenmesine neden olabilir.

Travmatik alopecialar, kafa bölgesi ameliyatları sonrası, kaza ve yanık nedeniyle gelişir.

Telojen effluvium: Sağlıklı bir kişide saçların % 85'i anajen, % 15'i telojen fazdadır. Herhangi bir yaşta fiziksel ya da ruhsal stres kaynağına tepki olarak bu oranın telojen evre lehine değişmesi sonucu saçlar yaygın olarak incelir ve dökülür. Önemli bir hasta grubunda telojen effluvium için açık bir sebep bulunamaz. Eğer neden ortadan kaldırılırsa kıl yoğunluğunun başlangıç noktasına dönmesi 6-12 ay olabilir.

Androgenetik Alopecia: Hamilton, insan kıl büyümesinde androjenlerin önemini kavrayan ilk kişidir. Ergenlikten  önce kastrate edilmiş erkeklerin kel olduğunu ve hormon tedavisi olmadıkça sakallarının çıkmadığını belirtmiştir. Daha yaşlı erkeklerde de kastrasyonun kelliği önlediğini gözlemlemiştir.

Androjenetik alopesinin X kromozomuyla geçen otozomal dominant bir hastalık olduğu kabul görmektedir. Hem kadın, hem de erkeklerde yaklaşık % 50 oranında görülür. Her iki cinste de saç kaybı, saçlı deri ön çizgisinden arkaya doğrudur. Erkeklerde, her iki alın yanlarında geri çekilme gelişir, kadınlarda ise genellikle ön saç çizgisi değişmez. Etkilenmiş kıl foliküllerinde telojen evredeki saçların oranı artar ve anajen evre süresi kısalır ve saç folikülleri zayıflayarak saç dökülür.

Androjenetik saç dökülmesi, kadınlarda da görülse de daha az sıklıktadır. Böbreküstü bezi tümörleri ya da polikistik over gibi altta yatan sebepler androjen salgılamasını arttırarak saç kaybına neden olabilirler. Bu gibi durumlarda tabloya adet düzensizliği, akne oluşumu ve hirsutizm (aşırı kıllanma) eşlik eder.

Hem erkeklerde hem de kadınlarda androjenetik alopesinin tedavisinde medikal ve cerrahi yöntemler kullanılabilir. 
 
Operasyon fiyatı ne kadardır?
Operasyon ücreti ile ilgili en doğru bilgiyi almak için bizimle 0322 457 8084 'den iletişime geçebilirsiniz.