Bazı kişiler kilo sorunu olmamalarına karşın diyet ve egzersizle giderilemeyen, karında yağ ve deri gevşekliğinden şikayet ederler. Özellikle birden fazla doğum yapmış hanımlar ve kısa sürede hızlı kilo veren kişilerde karın kaslarının ve fascia dediğimiz zarın gevşemesi ve deri elastikiyetinin azalması sonucu karın duvarında sarkma ve deformasyon gelişir.

Karın germe ameliyatı ile bu hastalarda hem gevşemiş kas ve fascia sağlamlaştırılır, hem de sarkmış deri ve deri altı fazlalığı göbek korunacak şekilde alınarak daha gergin ve çukur bir karın elde edilir. Karın derisi sarkıklığı fazla olamayan kişilerde daha basit bir işlem olan ve sadece alt karın bölgesinde uygulanan mini abdominoplasti ameliyatı düşünülebilir.

Önemli ölçüde şişmanlık problemi olan hastalar ameliyat edilebilir, ancak zayıflamayı düşünüyorlarsa ideal kiloya ne kadar yaklaşırlarsa ameliyat sonucunun o kadar olumlu olacağı bilinmelidir. Yine, gelecekte hamile kalmayı planlayan hanımlar ameliyat sırasında gerilerek sağlamlaştırılan karın adaleleri gevşeyebileceğinden bu ameliyatı planlanan gebelik sonrasına ertelemelidirler.

Ameliyat öncesi:

Her ameliyat öncesi olduğu gibi rutin tetkikler yapılmalı,hasta ameliyat sonrası seyir hakkında bilgilendirilmelidir.Eğer varsa kullanılan ilaçlar ve allerjiler hakkında bilgi alınmalıdır.Sigara kullanan hastaların ameliyattan en az bir hafta öncesinden başlayarak ameliyattan üç hafta sonrasına kadar sigarayı bırakmaları öğütlenmelidir.

Anestezi ve ameliyat:

Estetik karın germe ameliyatı ya da "Abdominoplasti", hastane şartlarında ve genel anestezi altında yapılır. Ameliyat süresi kişiden kişiye değişmek üzere 2-4 saat kadardır. Burada sorun sadece karın duvarının sarkık ve yağlı olması değildir.Çoğu hastada özellikle kilo fazlası olan kişilerde karın duvarı deformasyonu yanında bel ve sırt bölgesinde de aşırı yağlanmaya bağlı deformasyon vardır.

Öncelikle karın ön duvar ve bel bölgesine liposuction yapılarak yağlanmaya bağlı deformasyon giderilir. Kasık üzerinden yanlara doğru uzanan bir kesi ile sarkık ve yağlı derinin tamamı çıkarılarak karın kasları gerilir ve yeni bir göbek çukuru oluşturulur.

Ameliyat sonrası normale dönüş:

Ameliyat sonrası hasta genellikle birinci gün sonunda taburcu edilir. Uygun antibiyotik ve ağrı kesici kullanımı yanında fizik aktiviteyi de kısıtlamak gerekir.Özellikle ilk hafta dikiş hattında gerginlik yaratmamak için biraz öne doğru eğik yürümesi ve yatarken dik yatmayıp dizlerinin altına yastık koyması önerilir..Ameliyat esnasında yerleştirilen dren 3-4. günde çıkarılır.

İlk banyo birinci haftanın sonunda yapılabilir. İkinci haftanın sonunda sonra işe dönmekte bir sakınca olmaz.Ameliyat sonrası alınacak bir dikiş yoktur.Deri ile karın kasları arasındaki boşlukta toplanan sıvının dışarı alınması için bir dren konur ve hastaya korse giydirilerek ameliyat sonlanır.

Ameliyat sonrası göbek çukurunun altında kalan deri çatlakları çoğunlukla kaybolur,göbek üzerinde kalan çatlaklar ise karın gerildiği için daha az dikkat çekici hale gelir.Bazan da, özellikle karın derisinde sarkma olmayan hastalarda sadece liposuction en iyi sonucu almaya yetebilir.

Karın germe ameliyatında izler kalıcıdır ancak karnın alt kısmında, bikini içinde kaldığı için kolaylıkla saklanır.İzler ilk birkaç ay içinde deri rengini almaya başlar ve yaklaşık olarak 12-18 ay içinde dikkat çekmeyecek hale gelir. Korseyi ameliyat sonrası dönemde 3-4 hafta kullanmak ve 3 aydan önce ağır fizik egzersiz yapmamak gerekir.

Riskleri nelerdir:

Karın germe,estetik ameliyatlar içinde en çok rağbet gören ve yüz güldüren bir ameliyatlardan birisidir.Ancak her cerrahi müdahalede olduğu gibi karın germe ameliyatının da bazı riskleri vardır.Ameliyat sonrası enfeksiyon,yara iyileşmesinde gecikme,kan pıhtısı atma yada alt karın bölgesinde kötü iz gibi komplikasyonlar sık görülmemekle beraber,oluşabilir.

Komplikasyonlar genellikle çok büyük sorun yaratmayan sonuçlardır.Enfeksiyon, ameliyat sonrası verilen ilaçların kullanımı ve steril şartlarda yapılan pansumanlar nedeniyle pek sık görülmez.Ancak,özellikle çok sigara içen kişilerde görülen yara iyileşmesindeki gecikme,ameliyat sonrası pansumanları uzatabilir ve nadiren de ikinci bir revizyon ameliyatını gerektirebilir.